13 Şubat 2012 Pazartesi

Çöl Tilkisi'ni tanıyan?...

Savaş sırasında düşmanına acımazken, esir düşen düşmanlarına büyük bir saygıyla ve nezaketle yaklaşan ve onların saygısını kazanan bir generali anlatmanın gururunu yaşıyorum şu anda.

Erwin Rommel 1891 yılında Stuttgart'ta doğ... neyse bunlara siz vikipedi'ye girerek ulaşabilirsiniz. Bu konularda gereksiz konuşmayalım.

Erwin Rommel, 2. Dünya Savaşı öncesinde Piyade Okullarında ve Savaş Akademilerinde eğitmenlik yapan, İkinci Dünya Savaşı sırasında ise önce Fransa saldırısında görevlendirilen, ardından harap İtalyan birliklerini adam etmesi için Afrika'ya gönderilen ve burada da İngilizlerden çok daha düşük seviyede kuvvetlere sahip olmasına rağmen onları yüzlerce kilometre sürükleyebilen bir dehadır.

Niye mi deha? Çünkü savaşta öyle taktikler kullanmıştır ki, şeytanın bile aklına gelmez.

Örneğin, yeterli sayıda tankı olmadığını görünce kamyonlarının önüne tahtalarla veya metal parçalarıyla  tank görünümü kazandırıp, düşman askerleri dürbünle baktığında "büyük bir tank tümeni bize doğru geliyor" diyerek endişeye kapılmalarını ve kaçmalarını sağlamıştır. Bu sayede 200 kilometre ilerlemeyi başarmıştır.

Kamyonların veya arabaların arkasına çalı çırpı bağlayıp tozu dumana katarak, düşmanın kendilerine büyük bir ordunun geldiğini hissettirmeyi başarmıştır.

Uçaksavarları tepelere eğimli bir şekilde yerleştirip ya da toprağa gömüp düşman tanklarına karşı kullanmayı başarmıştır.

Düşmanın bütün tanklarını, cephanelerini, mayınlarını onlara karşı kullanmayı başarmıştır. Öyle ki, savaşta kullandığı cephanelerin, tüfeklerin, makinalı tüfeklerin, tankların, topların %85'e yakını İngilizlere aittir.

Düşmanda bulunan mayın dedektörlerini kandırmak için yerleştirdiği mayınların çevresine boş konserve kutuları, şarapneller vb. metal parçaları koyarak düşmanın dikkatini dağıtıp mayınlarını gene patlatmayı başarmıştır.

Savaşta öyle bir noktaya gelinmiştir ki, Libya'da devraldığı bitik ve cephane bakımından kısıtlı orduyla Mısır'a girmiş ve sayıca kendisinden 3 kat orduyu püskürterek, Kahire'ye 90 kilometre kala El-Alameyn'e kadar ilerlemiştir. Fakat bu noktadan sonra işler tersine dönmüştür.
Almanya'nın Malta adasını ele geçirememesi sonucu Akdeniz'de üstünlük kaybolmuş ve bu da Rommel'e ikmalin gelmemesine sebep olmuştur. Sürekli taarruz ve yıldırım harekatlarında uzman olan Rommel, cephe savaşlarında elinde hiç bir ikmal imkanı yokken, sürekli ikmalle beslenen İngiliz kuvvetleri karşısında dayanamamış ve geri çekilmek zorunda kalmıştır.

Fakat bu sırada Çöl Tilkisi denilen Rommel, kendisinden daha tilki bir generalle karşı karşıyadır: Montgomery.
Alman keşif kolları, patlamış bir cipin içinde çok detaylı haritalar bulmuş ve bunları Rommel'e getirmiştir. Rommel bu haritaların gerçekçiliğine inanmamış olsa da, komutanlarının gazına gelerek o haritalara göre yolunu belirlemişti. Bu öyle bir haritaydı ki; haritada yolların olduğunu gösteren yerde aslında dağlar ve tepeler vardı, haritada tepelerin olduğu yerlerde ise düz yollar... Ayrıca haritada yol olarak gösterilen her yer Almanları İngilizlere doğru götürüyordu. Rommel, buna rağmen askerlerini başarıyla geriye çekmeyi başarmış ve -her ne kadar Hitler kızsa da- mümkün olan en az kayıpla İngiliz taarruzundan kaçmıştır.

Daha sonra ülkesine dönen Rommel, Fransa sahil hattını savunmak üzere görevlendirilmiş ve burada kısa sürede muazzam bir savunma hattı kurmuştur. Fakat diğer generaller düşmanın Pas de Calais'ten çıkarma  yapacağını düşünürken sadece Rommel düşmanın Normandiya'dan çıkarma yapacağını düşünüyordu. Rommel ayrıca, diğer komutanlar "düşmanı şehir merkezinde tanklarla kıstırıp arkalarından dolanarak ikmali engellemenin gerekliliğini" tartışırken,"düşmanın kıyıda konuşlanmasını engellemek gerektiğini, bunun için gerekirse bütün tankların feda edilmesi gerektiğini, eğer bunu engelleyemezlerse savaşı kaybedeceklerini" söyleyen ve böyle bir öngörüye sahip olabilen nadir komutanlardandı.

Sonunda, artık Hitler'in kuru inadı sebebiyle Normandiya kaybedilince Rommel artık savaşın bittiğini ve bu saatten sonra savaşmak yerine teslim olmanın gerektiğini düşünüyordu. Bunun da yöntemi Hitler'in baştan indirilmesiydi.

İşte bu noktada henüz kesinleşmemiş bir konu mevcut: Çöl Tilkisi Rommel, Hitler'e suikast planına katıldı mı? Katılmadı mı?
Rommel'in karısı, Rommel'in "Hitler'in darbeyle indirilip adil bir şekilde yargılanması gerektiğine" inandığını söylüyor. Fakat tarihi bir kaynak olmasa da, Rommel Hitler'e suikast planında yer aldığı için öldürülüyor.
Daha doğrusu intihar ettiriliyor. Nazi Almanya'sında SS birliği üyeleri bir suç işlediğinde hapse atılır ve yanına bir ip, içinde bir kurşun bulunan bir silah ya da siyanür hapı bırakılırdı. Bu sayede "biz seni yargılayarak seni halk gözünde küçültmeyelim, sen kendin intihar et ve şerefini kurtar" denilirdi.

Rommel'e de siyanür hapı verilerek intihar etmesi sağlandı ve bu olay, Rommel'e hayranlık besleyen Alman halkından saklandı. Rommel özel bir devlet töreniyle gömüldü...

Rommel'in en büyük özelliği, sadece kendi ülkesinde saygı görmesi değil, düşmanları tarafından saygı duyulan tek Alman komutan olmasıydı.
İngiliz askerleri büyük bir rahatlıkla Rommel'e teslim olabiliyordu, çünkü Rommel -diğer subayların aksine- esirlerine son derece nazik ve iyi bakıyordu.
Winston Churchill avam kamarasında onun için "Singapur'u kaybettik, doğudaki topraklarımız elden gidiyor, ama savaşın bütün karışıklığına rağmen şunu diyebilirim ki; en azından karşımızda çok cesur ve yetenekli bir general var."

Onun karşısında savaşma şerefine sahip olan İngiliz General Montgomery, savaş boyunca Rommel'in resmini çadırından indirmemiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder