2 Temmuz 2012 Pazartesi

Sivas Katliamı: Bu toprak bir toplumun yandığı yerdir.


Belki inanmayacaksınız ama, bu konuyla ilgili yazmaya çok çabaladım, çok uğraştım.
Araştırdım. Öğrendim. Yeni bilgiler edindim.
Fakat ne benim, ne de bugüne kadar yazılanların hiç birinin, birazdan aşağıda izlemeye başlayacağınız belgesel kadar gerçekleri gösteren, insanın için dağlayan bir eser olmadığını görünce, yazdıklarımın, yazacaklarımın bu eser karşısında anlamsız kalacağını düşünerek vazgeçtim. 


O dönem nasıl bir siyasi ihmalin, nasıl bir güvenlik ihmalinin olduğunu,
Refah Partisi şehir meclisi üyesinin Aziz Nesin için "Aradığımız hayvan bu, bunu halka verin" dediğini,
İtfaiye görevlisinin Aziz Nesin'i nasıl bir çuval gibi halkın önüne ittiğini gösteren,
Hayatını kaybedenlerin bedenlerinin nasıl taşındığını sizlere anlatan,

Kısacası bu katliamdan önce, katliam esnasında ve katliamdan sonra görüp görebileceğiniz her şeyin var olduğu bu belgeseli sizlerle paylaşmak istedim.


Sivas Katliamı'nın davası zaman aşımından düştü. Penguen dergisinin kapağı ise ülkemizde bu tür olayların ne kadar ehemmiyetle incelendiğini (!) bir kez daha gözler önüne serdi.

Bugün bu belgeseli sizlerle paylaştıktan sonra, hayatını kaybeden 35 kişiye  rahmet dilemekten başka bir şey hiç birimizin elinden gelmiyor.

Onlar adına yazılmış bir şiiri sizlerle paylaştıktan sonra, sizleri 43 dakikalık bu belgeseli izlemeye davet ediyorum.

Bulut mu kaplamış acep Sivas'ı,
Tüm dünya ağlıyor, milletim yasta.
Teknoloji çağı, insanlık zamanı,
Diri diri insan yakıldı Sivas'ta...

Hayvanlar yürüdü, ağzı salyalı,
"Gazanız Mübarek" dedi hayvanı.
Cehennemden korkan mervanın tornu,
Cehennemi yarattı bak Sivas'ta.

Otuz yedi canın dinmez feryadı,
Kerbela'dan bu yana bilmem kaçıncı,
Zeki yüreğine işleyen bir acı,
Pir Sultan'ı da astılar Sivas'ta...








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder